Küçük bedenler,yok olan hayatlar

Hayat karşımıza çoğu zorlukla çıkar. Bu kimi zaman ay sonunu çıkarma endişesi, kimi zaman çocuğun okul masrafı, kimi zaman çeşit çeşit hastalıklar olur. Ama öyle bir zorluk var ki belki hiçbir zaman yaşanılacağını düşünemeyiz. Hatta öyle ki bizim başımıza gelmediği sürece gözümüzü yumar, kulağımızı tıkar, dilimizi yutarız adeta. Yani nasıl derler bilirsiniz, üç maymunu oynarız. 

Ama bu, artık göz yumulası, kulak tıkılası, dil yutulası bir olay olmaktan çıktı diye düşünüyorum. Ne mi olay, durum ya da zorluk? Taciz ve belki de tecavüz!!! Ben bunu cinayet diye nitelendiriyorum. Çünkü hayata yeni başlamış olsun veya olmasın bir yaşamın (kişinin) son bulmasıdır bu, benim nezdimde. Siz ebeveynlerin de benim gibi düşündüğünü hissediyorum. Hiçbir zaman benim çocuğumun başına gelmez diye düşünmeyin çünkü bunu yaşayan çocukların aileleri de aynı şeyi düşünmüşlerdi.  

Sizler el bebek gül bebek büyüttüğünüz, çeşit çeşit zorluklara göğüs gererek canı yanmasın diye uğraştığınız çocuklarınızın bir cani tarafından hayatının elinden alınmamasına özen göstermelisiniz. Her zaman çocuk istismarcıları hakkettiği cezayı alsın diyoruz ama bu konuda tüm sorumluluk sadece devletin veya devlet büyüklerinin değil aynı zamanda bizim de yani toplumun her bireyinin, yani kendini toplumda insan(!) olarak tanımlayan herkesin.  

Bizler çocuklarımıza “HAYIR” demeyi öğretmeliyiz, en başta. Bizim istediğimiz bir şeyi yapmadığı veya hayır dediği için çocuklarımıza ceza vermekten kaçınmalıyız. Çünkü hayır demeyi öğrenen bir çocuk neyi isteyip neyi istemediğini de öğrenmiştir. Kime yakınlaşıp kimden uzaklaşması gerektiğini de öğrenmiştir. Toplu taşıma araçlarında çocuğunuzu sevmeye yeltenen insanları uygun bir dille uzaklaştırın. Çünkü çocuk her yaklaşımı sevgi dolu bir yaklaşım olarak düşünebilir. Toplu taşıma araçlarında yorulduğunuz için çocuğunuzu bir başkasının kucağına vermek ona yapacağınız en büyük kötülüklerden biridir. Çünkü o kişinin iyi veya kötü olduğunu bilemezsiniz ve çocuğunuzun her çağıran kişiye gitmesine neden olursunuz. Çünkü çocuklar “kötü”yü bilmez onlar için sadece “iyi” vardır. 

Bir çocuğa, bedenlerinin onlara ait olduğu ve kesinlikle kimsenin dokunmaması gerektiğini öğretmeli ve bizler de çocuklarımızı sevmek istediğimizde onlardan izin almalıyız. Evet izin almalıyız. İşte o zaman bedenine o istemeden kimsenin dokunmaması gereken bir unsur olduğunu öğrenir.  

Bunlara ek olarak söylemek istediğim birkaç şey daha var. Bir youtube kanalında istismara uğrayan çocukları nasıl anlayacağımıza dair bir sitem videosu izledim. Burada eğer bir çocuk istismara uğramışsa çocuğun içine kapandığı, uyku sorunu yaşadığı, kabus gördüğü, çeşit çeşit korkular yaşadığı, iştahsızlaşmaya başladığı, insanlardan korktuğundan bahsediliyordu 

Eğer çevrenizde böyle çocuklar varsa onlara elinizi uzatın. Hayatı elinden alınmış bir çocuğa ışık olmak gerekir. Çünkü her çocuk bir ışıktır ve ışığı sönen çocuklar karanlık yarınlar demektir. Işıklarımız sönmesin tek dileğimiz bu olsun yarınlar için.